2008 31 May

Memelerin anatomisi

Memeler, yeni doğmuş çocuğun beslenmesine uygun süt salgılamak için gelişmiş, çift olarak bulunan bezlerdir. Göğüs kaslarmın önünde, göğüs kemiğinin sağında ve solunda, bakışımlı olarak yerleşmişlerdir.

meme anatomisiNormalde iki tanedirler; ama, eksik ya da fazla bulundukları anormal durumlar görülebilir. Koltukaltı, memealtı oluÄŸu ya da kasık bölgesi düzeyinde, emzirme döneminde bazen görev yapan ek meme bezlerine oldukça sık raslanır. İkincil diÅŸilik özelliÄŸi olan meme bezinin geliÅŸmesi, Avrupa’da ortalama 12 yaÅŸlar arasında baÅŸlar ve âdet kanamasının baÅŸlangıcından önce olur. Memeler ayrıca, kadında estetik açıdan çok önemli olmalarının yanısıra, cinsel heyecan uyandıran bölgelerden olduklarından, cinsel yaÅŸamda da görev alırlar.

Erkeklerde, göğüsler çok az bir gelişme gösterirler. Meme başı ve çevresi, kadınlardakinden daha küçük boyutlardadır. Hastalık durumunda, bir ya da 2 memede birden aşırı bir gelişme (jinekomasti) gözlenebilir.

MAKROSKOPIK ANATOMİSİ BİÇİMİ VE YERİ

Memeler, göğsün’ ön ve üst bölümünde, göğüs

kemiğirin her iki yanmda yerleşmişlerdir. Genç kızlardi memeler, yarı oval biçimdedirler. Kadın, sırtüstü yattığında, memenin biçimi daha çok, bir yarıküraye yaklaşır. Zenci kadınlarda memeler, koni biçimindedir. Gebelikler, emzirmeler ve yaşın ilerlemüSi, memelerin görünümünü değiştirir, giderek sarkmalarına yolaçar. Biçimleri ne olursa olsun, ıremeler çoğunlukla.bakışımsız olarak bulunurlar.

BOYUTLARI VE AÄžIRLIÄžI

Dojumda memeler, ancak 810 mm çapındadırlar. Genellikle, ergenlik çağına doğru oldukça hızlı gîlişirler. Erişkinde, yaklaşık 1012 sm yüksekliğinde, 1213 sm enindedirler. Gebelik sırasında, ilk 4.5. aylarda, memelerin hacmi önemli ölçüde artar; daha sonra, irileşme durur ve gebelik sonunca, şişkinlik yeniden ortaya çıkar. Kadın, çocuğum süt verirse, memelerin hacmi önemli derecede artar. Memelerin hacmi, asıl mçme bezininkini ys.nsıtmaz; çoğunlukla bu hacim, orgamn yapısına giren yağ kütlesine uyar. Öte yandân, memelerin büyüklüğü kişinin, ne boyuyla ne de iriliğiyle ilgilidir; kadının hormon durumunu da yansıtmaz

Momelerin ağırlığı, doğumda 3060 gramdır. Genç kızlarda 150200 gram, çocuk emziren kadınlaria 400500 gram, hattâ bazen 900 gram olur.

KIVAMI

Genç kızlarda ve henüz çocuk doğurmamış kadınlarda memeler, katı ve esnektir. Gebeliklerin ve

Yaşın etkisiyle yumuşar ve sarkarlar. Elle muayenede, memeler göğüs çeperine bastırıldığında yiten taneli kıvam ele gelir.

TUTUNMA ARAÇLARI

Memeyi asılı tutan, 2 akörtünün birleşmesinden oluşan bir asıcı bağdır. Bu bağın etkinliği değişkendir. Ayrıca, büyük göğüs kası, meme bezinin tutunma araçlarından değildir; aslında, memenin tek ve gerçek asıcı bağı, deri kaslarıyla güçlendirilen deridir.

DIŞ GÖRÜNÜŞÜ

Memenin tam dışbükey ve yuvarlak dış yüzeyi, 1 çevresel, 1 orta (meme aylası), 1 de merkezi (meme başı) 3 bölgeden oluşur.

Çevresel bölge

En yaygın bölümdür. Bir yandan meme aylasıyla (meme başı çevresindeki koyu renkli bölge), öte yandan komşu dokularla sınırlanmıştır. Düz, yumuşak, esnek olan bu bölge, deriyle aynı renktedir ve bazen ince ayva tüyleriyle kaphdır. Gebelik ve emzirme sırasında, bu bölgenin derisi altında çoğunlukla, derialtı toplardamarlarına uyan mavimsi çizgiler gözlenir.

Orta bölge

Bu bölge, «meme aylası» diye de adlandırılır. Derinin geri kalan bölümünden belirgin olarak daha koyu renktedir. Yüzeyinde, özel olarak gelişmiş yağ bezlerine uyan ve «Morgagni kabarcıkları» adı verilen 1220 küçük çıkıntı taşır. Bu bölge, sarışınlarda pembe, esmerlerde kdhverengimsi, zencilerde mat siyah renktedir. Gebelik ve emzirme döneminde, meme aylası çok belirgin biçimde değişir ve büyük ölçüde pigment artışına uğrar; «Morgagni kabarcıkları» da irileşerek «Montgomery kabarcıkları» adını alırlar. Gebelik şonunda, bu kabarcıklardan kolostruma (doğumdan sonra, bazen memelerden ilk gelen, az kazein ve çok albümin içeren süt) benzeyen bir sıvı gelir.

Merkezi bölge

Memenin merkezi bölümünde, 215 mm çapında olan meme başı bulunur. Burası da, meme aylası gibi renklidir ve kıvrımh, düzensiz bir görünümdedir. Meme başının tepesinde, süt akıtıcı kanalların uzaksal uçlarına uyan, 1220 küçük delik bulunur. Bazen, meme başı öylesine kısadır ki, emzirmek olanaksızdır; bazen de, bir çukurluğun dibinde yerleşir ve emzirmek gene olanaksızdır. Soğuğun ve cinseı ilişkilerin etkisiyle meme başının görünümü değişir, daha sert ve daha belirgin bir hal alır.

İÇ YAPISI

Hemenin önden arkaya kesiti, yüzeyden derine doğr ı bir deri kılıfı ya da meme kılıfının, meme gövd îsi ya da asıl meme bezinin ve meme ardında bağ /e yağ dokusundan oluşan bir tabakanın görülmjsini sağlar.

DERİ KILIFI

liu bölgenin en dış bölümü, kıllar, yağ bezleri

Menıe bezinin diklemesine kesiti. — 1. Köprücükaltı kası — 2. Yüzeysel akzar. — 3. ve 5. Yağ lopçukları. — 4. Süt akıtıcı kanal. — 6. Bağdokusu kası. ■— 7. G iğüs büyük kasının akörtüsü. — 8. Göğüs büyük kası — 9. Göğüs küçük feosı. — 10. Derialtı hücreseı dokusu.

ve ter bezleri taşıyan bir deri yapısı gösterir; derinin altında «meme önü yağ dokusu» adı verilen bir yağlı doku bulunur.

Meme aylası bölgesinde üstderi, boya maddesi bakımından zengin hücreler içerir (bu bölgenin rengini verir). Üstderinin altında, derialtı, kıl kesecikleri, ter ve yağ bezleri, süt salgılayan bezcikler ve kas lifleri kapsar.

Merkezi bölümde, kılsız, bezsiz, pigmentli büyükçe bir doku kabartısı olan meme başı yerahr. Eksenini esnek bir bağdokusu ve organın tepesine doğru açılan süt akıtıcı kanaliar oluşturur.

Ayrıca bu bölüm, biraraya geldiklerinde, meme kasını oluşturan kas lifleri de kapsar. Bu kasların kasılması, süt akıtıcı kanalların çapını daraltır ve meme başını sertleştirir.

MEME GÖVDESİ

Meme gövdesi, içinde lopçukların dağımk bulunduğu bir yağ ve bağdokusu kütlesidir; göğüs elle muayene edildiğinde, bu lopçuklar taneliymiş duygusu verir.

Dış ya da ön yüzü çok düzensizdir; bir dizi çıkıntılar ve çöküntüler gözlenir. Meme bezinin sınırı da çok düzensizdir; en önemlisi koltukaltına doğru olan 5 tane meme bezi uzantısı ayırdedilir.

Meme bezinin kenarları, her yerde aym kalınlıkta değildir; alt kenar her zaman daha kalın, üst kenar incedir. Arka ya da iç yüzü, küçük damar saplarıyla^göğüs çeperine bağlanmıştır. Meme bezi, bağdokusu kirişleri tarafından, her biri bir lopçuk oluşturan birçok bölgeye ayrılmıştır. Her lopçuk, her biri bir lopçuk içi kanalla ilişkide olan bez torbacıkları grubundan oluşmuştur; lopçuk içi kanallar, bir lopçuklararası kanalda birleşirler. Birçok lopçuklararası kanalın biraraya gelmesiyle, süt akıtıcı bir kanal ortaya çıkar ve buraya boşalan lopçukların tümü bir lob oluşturur. Her meme bezinde, bunlardan yaklaşık 1215 tane vardır.

MEME ARDI YAÄž TABAKASI

Bu takabada, kişilere göre değişebilen kalınhkta bir bağ ve yağ dokusu bulunur; burası, meme ardı apselerinin yerleştiği bölgedir.

DAMARLAR VE SİNİRLER

ATARDAMARLAR

Memenin bütün atardamar kolları, deriye ve beze giden dallara ayrıhrlar, meme bezine giden dallar, hezin derinliklerine doğru girerler. Memede. az dam ırlanmış ya da aşırı damarlanmış hiç bir bölge bı lunmaz.

Koltukaltı atardamarı

Bu jüyük atardamar, içeriye doğru eğik olarak iner, göğüs büyük kasımn alt kenarına kadar ilerler ve j an dalları (göğüs üst atardaman ve göğüs yan aUrdamarı), meme bezini kanlandırır.

Göğüs iç atardaman

iç bölümüne, başlıca 2., 3. ve 4. kaburgalaarası aralıklardan doğan dallar verir.

Kaburgalararası atardamarlar

Bu damarlar, çok ince dallara ayrıhrlar.

TOPLARDAMARLAR

Yü ‘.eysel toplardamarlar, gebelik ve emzirme sırasıru.a iyice görünür duruma gelen bir derialtı kılcald ımar ağı oluÅŸtururlar. Bu aÄŸ, çoÄŸunlukla meme ;ıylası çevresinde, «Haller toplardamar halkası» a< lı verilen bir çember yapar. Bu yüzeysel toplardam ır ağı, bütün yönlere (boyun, beyin, karın) dağıhr. Bunun dışında, daha önemsiz olan bir derin aÄŸ’ ardır.

LENF DAMARLARI

M( me bezinde, yüzeysel lenf damarlarının oluşturduğ ı bir ağ ve götürücü damarlar vardır. Yüzeysel lenf ağı, biri deriyle ilgili. öteki derinde bezle ilgi i 2 gruba ayrılır.

Göürücü lenf damarları, boşaltımını sağladıkları bölgelere göre 3 gruba aynlırlar :

— meme bezinin dış yarısının lenf damarlari;

— bezin iç bölümünün lenf damarlari;

— göğüs iç atardamarı boyunca ve koltukal
tında ; erleşmiş lenf bezleri.

SİNİRLER

Meme bezinin sinirleri. yüzeysel ve derin ola rak ay rılırlar :

— derin sinirler, meme bezine damarlarla bir
likte g ;len sempatik ağlardır;

— yüzeysel sinirler ise duyu sinirleridir.

FİZYOLOJİ

Meme bezinin fizyolojisi, 2 büyük konu kasar: Meme bezinin oluşumu; sütün oluşumu.

MEME BEZİNİN OLUŞUMU

Meme bezinin oluÅŸumu, yumurtahk hormonlannın etkisine baÄŸhdır. Meme bezi taslağı, embriyo yaÅŸamımn 4. haftasına doÄŸru ortaya çıkar, memeyle ilgili ilk üstderi çıkıntısı sonradan geliÅŸir. Ergenlik çağı, meme bezi için tam bir durgunluk dönemi deÄŸildir: YavaÅŸ ve düzenli’ bir evrim geçirir. Hipotalamushipofiz ve gonadlar arasında, iÅŸlevsel bir baÄŸlantının ortaya çıkışıyla nitelenen ergenlik çagı, genç kızlarda meme geliÅŸmesinin ortaya çıkışıyla baÅŸlar. Bu belirti, ilk âdet kanamalarından 23 yıl kadar önce kendini gösterir. Süt verebilmeyi saÄŸlamak için geliÅŸme, gebelik sırasında tamamlanır.

Hormonlar

Âdet çevrimi sırasında ortaya çıkan hormonlar, memenin epitel dokusunda, belirli sayıda yapısal değişikliğe yolaçar. Bu dokunun hormonları algılama yeteneği, kişilere göre değişir: Meme aylasında pigment artışı, dokunun östrojen hormonlarını iyi aldığımn belirtisidir. Östrojen hormonları ve progesteron dışmda başka hormonlar da meme dokusunu etkileyebilir, sözgelimi, androjenler, bu dokunun büyümesini bastırırlar.

Östrojenler

Östrojenler, meme bezinin boşaltım kanallarmı doğrudan etkileyerek ön planda rol oynarlar; süt kanallarmın epitel hücrelerinde çoğalma, bu bez düzeyinde tuz ve su tutulması ve dolayh yoldan, çok önemli bir hipofiz hormonu (LH adı verilen bir hipofiz hormonudur, progesteron salgılanmasını sağlar) salgılanması da, östrojenlerin etkisini gösterir.

Progesteron

Bu hormon, meme bezini etkiler, ama, doğrudan etkisini ancak, bez daha önceden östrojenler tarafından hazırlanmışsa gösterebilir. Progesteron, meme bez torbacıklarında artışa yolaçar, ama, buna karşılık, süt akıtıcı kanalların gelişmesini sınırladığmdan, östrojenlerin etkisine karşı çıkar. Progesteronun dolaylı etkisiyle, «prolaktin» adı verilen bir hipofiz hormonu oluşur. Prolaktin, sütün oluşmasında önemli rol oynar.

İkincil cinsellik özelliği ve süt salgüama organı olan meme bezleri, değişik hastalıkların yerleşme yeri olabüen bağ ve yağ dokusu kütleleridir.

YaÅŸlanma

Kad nların yaşı ilerledikçe, meme bezinde de yaşlanma olayları görülür: Meme bezi lopçukları, 35 ya di 40 yaşına doğru, özellikle kadın gebelik geçirme nişse, düzensizleşir. Yaşdönümünün ortaya çıkış yla, bütün çevrimsel hormon değişiklikleri yiter; bczle ilgili öğeler körelir, göğsün büyük bölümünü artık yalnızca yağ dokusu oluşturur.

SÜTÜN OLUŞUMU

Merıe bezinin gelişmesinin amacı, süt oluşturmaktır. Bu terim, süt salgılamak, bu salgıyı sürdürmek ve meme bezinin boşaltılması (sütün akıtılması) gibi ;eşitli olayları kapsar.

Sütün salgılanması

iete Kadında süt salgılanmasına, 2,5 aya doğru başlıyan ve gebeliğin son üç ayında en yüksek miktarııa erişen kolostrumun salgılanması öncülük eder; bu, sütünkinden farklı olan yapısı serumunkire yaklaşan, opal renginde bir sıvıdır. Süt, doğumclan sonra salgılanmaya başlar; çünkü, gebelik süriisince,östrojenlerin ve progesteronun önleyici etkisiyle salgılama engellenmiştir; süt salgısı, ne dölütür dışan atılmasıyla ne de dölyatağında oluşan boslukla ilgilidir; etenin (son) dışarı atılmasını izleyen hormon düzeyindeki apansız düşüşe bağlıdır. Damardan ya da ağızdan yüksek dozda östrojenler ^ erilmesi, süt salgısını engeller.

Dojumdan sonra progesteron düzeyindeki düşüş, mtme bezini, süt salgılanmasında başlıca rolü oynayan ve hipofiz tarafından salınan bir hormon olan polaktinin etkisine duyarlı kılar. Bezi, süt salgısıra hazırlamada, etenden alınan süt yapıcı hormoı un da rolü vardır.

Göüldüğü gibi, süt salgılanmasmda ve salgılamanıı sürdürülmesinde, birçok hormonun ortak etkisi gereklidir.

Sütün dışarı atılması

Yetıi doğmuş çocuğun meme başını emmesi, sinirsel /e hormonsal bir refleksi başlatır; meme başı düzoyinde yerleşmiş duyuahcılar, sinirsel uyarıları be me iletirler.

Öteyandan, memelerde oluşturulan sütün, düzenli darak atılması gerekmektedir; süt atılmazsa, meme bez torbacıklarında, salgılamayı durduran bir baiinç artışı olur. Boşaltımı sağlayan, hipofizin salgıladığı oksitozin ve vazopresin adlı iki hormondur. Yeni doğmuş çocuğun emme hareketiyle meme başında başlatılan uyarılar, oksitozinin hazırlandığı y;r olan beyne kadar çıkar ve bu hormon, kan yoluyla meme bezi hücrelerine kadar gelir.

Süt salgısının durması

Süt salgısı, çocuk memeden kesildiğinde ya da süt bittiğinde sona erer. Memeden kesme, prolaktinin salgılanması için gerekji uyarıyı yokeder. Basınç artışı, daha sonra ortaya çıkar.

Memeler üstüne baskı yapma, sulu besinler ya da sidik söktürücü ilaçlar, süt salgılanmasını bozarlar. Uzun dönemde, meme başı düzeyinde uyarılar sürdüğü halde, salgı hücrelerinin tükenmesi nedeniyle, süt salgısı kendiliğinden kesilebilir.

Yazinin bulundugu yer Üreme organlarıBu yaziyi gonderin
Meme anatomisi , Meme anatomisi hastaligin tedavisi, Meme anatomisi tedavi etmek, Meme anatomisi hastalik tedavileri, Meme anatomisi