2008 16 AÄŸu

Pilonidal sinüs (halk arasında bilinen adı: kıl dönmesi) derinin içinde
duvarı kalın bir kist halini almış baloncuktur. Hava ısındıkça terlemeyle
birlikte farkedilmesi kolaylaşır. Sosyal yaşamda sıkıntı yaratır. Daha çok
20-40 yaşları arasında görülür.

Bu kist, genelde kaba etlerin birleştiği yerin hemen üzerinde veya yan
tarafında (kuyruksokumu kemiğinin üzerinde) olur ve ağız şeklinde
gözükebilir. Bu ağızdan kıl çıkabilir ve birden fazla ağız görülebilir.

Bu tablo daha çok genç, erişkin ve hayatını oturarak kazanan (örn:
bankacı, şoför) genç erkek hastalığıdır. Erkeklerde ortaya çıkma olasılığı
kadınlardan 3 kat daha fazladır.

Ancak kıl dönmesi vücutta kılın olduğu her yerde görülebilir.

Özellikle beden temizliğine aşırı titizlik gösteren, cilt bütünlüğünü
bozucu yöntemlerle kılları alan bayanlarda kasık ve koltukaltında da
kendini gösterir. En sık görülen tipi kuyruksokumu üzerindeki şeklidir.

Pilonidal kist oturmayı ve hatta yürümeyi zorlaştıracak kadar ağrılı
olabilir. Bazı durumlarda ağızlardan abse içeriği akabilir. Pilonidal
kist’i olan insanların %40′ında bu durum tekrar eder.

Pilonidal kist bazen Crohn Hastalığı, anorektal fistül veya perirektal
abse (rektumun hemen yanında irin dolu kese oluşumu) ile karıştırılabilir.
Nadiren, kendiliğinden kemiği geçip makat bölgesine fistülleşmiş şekilde
görülebilir.

Önceleri, pilonidal sinüs hastalığının doğuştan var olan bir hastalık
olduÄŸu sanılıyordu. Ama son bilgilere göre, pilonidal kist’in derideki bir
kıl dibi keseciğinin tahriş olması veya genişlemesi sonucu geliştiği
düşünülmektedir. Bu, kaba etler bölümünü etkileyen egzersizlere (bisiklete
veya ata binme gibi), kaba etler bölgesini sıkan dar kıyafetlere, sıcağa
veya aşırı terlemeye bağlı olabilir.

Kıl dibindeki kesecik(follikül) tıkanır, mikrop kaparak şişer, yırtılarak
çevredeki dokuya yayılır ve sonunda abse oluşmasına neden olur. Egzersiz
veya yürüme genelde kıl’ı absenin içine çeker.

Bedeninde daha çok sayıda kıl olan insanlarda daha sık görülür. Kilolu
erkeklerde görülme şansı daha fazladır.

Pilonidal hastalığın tedavisinde, kaba etlerin birleştiği bölgenin temiz
tutulması önemli bir yer tutar. İltihaplı kist’in boÅŸaltılması ve
devamında tamamının cerrahi yöntemle çıkarılması gerekir.

Ameliyat sonrası kapatılamayacak kadar büyük doku kaybı olan pilonidal
sinüsler haricinde % 90 vakada temiz doku kaydırması yapılarak yara
dikişlerle kapatılır.

Nüks olarak adlandırılan yara yerindeki yeni oluşumlar ortalama %15
hastada gözlenir. Ancak buna neden yetersiz cerrahi müdahalenin yanında,
iyileşme sürecinde hijyene dikkat etmeme ve bahsi geçen diğer
faktörlerdir.

Pilonidal hastalık erkeklerde daha sık görülmekle beraber, kadınlarda da
ortaya çıkabilir.

Kadınlar bu durumu bir “erkek hastalığı” gibi düşünerek, yardım almaktan
çekinmemelidirler.

OluÅŸtuÄŸu yer nedeniyle, pilonidal kist utanmaya ve sosyal iliÅŸkilerde
sorunlara neden olabilir.

Daha çok 15-30 yaş arası gençlerde görülür.Erkeklerde kadınlara göre
sıktır.

Kuyruk sokumunu tercih etmekle beraber , koltuk altı ve göbek çukuru gibi
vücudun diğer yerlerinde de ortaya çıkabilir.Kilolu ve terleyen kişilerde
risk fazladır. Kuyruk sokumu oluğunun derin olması burada terleme ve
cildin yumuşamasına , kılların kolayca birikebileceği doğal bir vadi
oluşumuna neden olur. Ailevi yatkınlık , kıl tiplerinin benzemesinden
kaynaklanıyor görünmektedir.

Uzun süre ve kaykılarak oturma hastalığın ortaya çıkmasını
kolaylaştırmaktadır.

Dar giysiler de sürtünme ve terlemeyi arttırdığı için kıl batmasına zemin
hazırlayabilir.

Belirtiler

Kuyruk sokumunda ; Ağrı , Akıntı, Kaşıntı olabilir.

Nasıl Oluşur?

Kuyruk sokumunda toplu iğne başı ile bir misket sığacak büyüklüğe kadar
değişen büyüklüklerde bir veya birden fazla delik ile karşımıza çıkar. Kıl
, zamanla cilt altında ilerleyip tüneller oluşturabilir. Bir süre sonra
iltihapla beraber deriyi bir yerden patlatır . Akıntıyla beraber kılların
bir kısmını da vücut dışarı atmış olur. Kılların taşıdığı mikroplarla cilt
altında gelişen iltihaplanma bazen abse dediğimiz ağrılı şişliğe neden
olur. Birkaç gün içinde ağrı giderek artar ve absenin patlaması ile ağrı
azalır , akıntılı dönem başlar.

Tedavi yöntemleri hakkında genel bilgi

Eskiden bu hastalığın doğuştan olduğu düşünülüyordu. Bu yüzden ameliyatlar
hep derin yapılageldi. Kuyruk kemiğine kadar hastalıklı doku etraf sağlam
doku ile birlikte çıkarılır. Cerrahın tercihine göre yara pansumanlarla
iyileşmek üzere ya açık bırakılır. Yahut değişik biçimlerde dikilir. Bu
ameliyatların en büyük handikapı hastalığın nüksetmesi halinde ortaya
çıkan tablonun hemen daima ilkini aratır bir görünüm arzetmesidir.
Ameliyatlarda hastaya narkozun getirdiği bedeni ve ekonomik külfet bir
yana , 15-20 gün de yatak istirahati zorunluluğu gibi bir dezavantajı
vardır.

Alternatif metodun faydaları nelerdir?

Ağrı yok denecek kadar az hissedilir.

Tedavi süresi ortalama bir hafta olup bu süre içinde doktorunuzu 3 kez
görmeniz yeterlidir.

Ameliyatlarda olduğu gibi iz bırakmamakta , anatomiyi bozmamaktadır.

Yeniden ortaya çıkma şansı klasik ameliyatlara oranla çok daha düşüktür.

Ekonomiktir.

Korunma

Bu hastalığı geçiren ya da yukarıda sayılan riskleri taşıyan kişiler
ÅŸunlara dikkat etmelidir:

Kilo almaktan kaçınmalı , fazla kilolarını vermelidirler.

Aşırı terleme gibi bir sorunları varsa uygun önlemler alınmalı , kuyruk
sokumu gibi doğal oluklar gerekirse pudra ile kurutulmalı.

Uzun süre ve bilhassa kaykılarak oturmaktan kaçınılmalı.

Erkekler ve aşırı kıllı bayanlar , kuyruk sokumu kıllarını 30 yaşına dek
traÅŸ etmeliler.

Hastalık 30 yaşından sonra ortaya çıktığında tedavi sonrası en az 2 yıl
traş işlemi uygulanmalıdır.

Özellikle günde birkaç kez , kuyruk sokumunda biriken kıl , pamukçuk gibi
şeyler temizlenmelidir. Asıl sorun oluşturanın buradaki köksüz , dökülmüş
kıllar olduğu hatırlanmalıdır.

Kıl Dönmesi Nedir? Kimlerde, Nerede ve Nasıl Oluşur?

Kıl dönmesi, kılların kuyruk sokumu ve nadiren göbekte cilt altına geçip
yara, abse ve fistül oluşturmasıdır. Kıl dönmesi, yani DERMOİD KİST veya
PİLONİDAL SİNÜS, cilt altı kıl yuvası demektir. Sırt ve baştan dökülen
kılların kuyruk sokumundaki iki kaba et arasında, kıllı ve terli oluğa
takılıp sürtünmelerle oluğun en dibindeki ter bezi deliklerinden vida gibi
dönerek cilt altı yağ dokusu içine hissettirmeden girmesi, labirentler
açması, peşinden labirentlere giren bakterin de katkısı ile etrafı
iltihaplandırması; cerahatlı veya kanlı, pis kokulu akıntılar ve abseler
oluşturmasıdır. Sert büro koltuklarında ve bilgisayar başında, özellikle
kaykılık pozisyonda uzun süre oturanlarda veya uzun süre jip sürenlerde
veya uzun süre otobüs yolculukları yapanlarda daha sık olur. Kıl dönmesi
16 ila 30 yaş arası kıllı ve gürbüz, genç erkeklerde, nadiren de genç
bayanlarda oluşur. Oluş şekline gelince; kıllar yılan derisindeki gibi
yivli veya pullu olup, dar ve sıkışık veya sürtünmeli ortamlarda
kıpırdandıkça tek yönde ilerler. Saç telini iki parmak ile tutup hafifçe
oğuşturunca bu hareketi açıkça görmek mümkündür. Benzer şekilde iki kaba
et arasındaki herhangi bir serbest kıl, sürtünme, itelenme ve dönme
mekaniği ile oluğun dibine doğru hareket eder. Hiperkeratoz ve aşırı
terleme nedeni ile genişlemiş bir ter bezi ağzından deri içine girebilir,
peşinden başka bir kıl geçebilir. Giderek bu minik ağız, kılların minik
zorlaması ile genişler, deri hücreleri ter bezinin ve deliğin içine doğru
yürür ve deliklerin iç yüzeyi cilt epiteli ile döşenerek minik bir tünel
oluşur ve peşpeşe kılların buraya girmesi kolaylaşır. Uzun saç kılları
bile girebilir. Bazan bir kaç kıl girdikten sonra tünel girişi iyileşip
kapanabilir. Ama tünel içindeki kılların ve bakterilerin cilt altında
derinlere doğru ilerlemesi ve iltihaplanmalar devam eder. Günün birinde
mutlaka abseleÅŸme ve fistülleÅŸme olur. Fistül ağızlarının % 78′i oluÄŸun
sol kenarında ve % 82’si kıl giriÅŸ deliklerinin yukarı tarafında yer alır.

Kıl dönmesinde Kuyruk Sokumunu Tercih Nedeni?

Kuyruk sokumunu tercih nedeninde

1. teori; sırttan dökülen kılların kaba etler nedeni ile oluşan derin
olukta birikmesi; iki kaba etin birbirine veya oturulan zemine veya sert
ve dar giysilere sürtünmesi ile kılların yürüyebilmesi; kapalı ortam
nedeni ile oluktaki cildin incelmesi ve kolay delinip tahriş olması ve
sert kuyruk kemiğinin baskısı nedeni kılların daha da kolay ilerlemesidir.

2. teori; insan vücuduna ana rahmindeyken cilt elbisesi, pelerin şeklinde
yukardan aşağıya giydirilir; cilt pelerinin fermuarı gibi kuyruk sokumunda
kapatılır. Kapanma sırasında bir kısım cilt dokusu kıl olarak altta
kalabilir. Kıllanma yaşına gelince bu bölgede kıllar büyüyerek dermoid
kist oluşturabilirler. Kıl dönmesinin bir başka görüldüğü yer göbek
çukurudur. Göbek çukuru derin ve kişi kıllı ise akıntı ve apse olabilir.
Buraya da kıllar yürüyerek pis kokulu akıntılar, hatta nadiren, göbek
etrafında veya karın içinde abse ve fistüller oluşturabilir.

Kıl Dönmesinin Belirtileri Nelerdir?

Kuyruk sokumunda veya anüsün arka yukarı tarafında az hassas küçük
şişlikler kaşıntı, akıntı veya akıntısız , kıllı, kılsız, milimetrik
delikler ve bazan de abse oluşmasıdır. Muayene ve tetkiklerde içi iltihabi
granülasyon dokusu ve kıl dolu kese ve fisütller ve olayı çepe çevre
sınırlayan ve kılların daha derinlere gitmesini önemli ölçüde önleyen
kalın fibrotik kılıf görülür. Abselerin hacmi 1 cc’den 100 cc’ye kadar
değişir ve kendini lokal ısı ve ağrı, sistemik ateş ve halsizlik ile belli
eder.

Kıl Dönmesi Doğuştan Olabilir Mi?

Son yıllardaki araştırmalar, 16 yıllık tecrübemiz ve histopatolojik
incelemeler hastalığın doğuştan değil sonradan kazanıldığını
göstermektedir. Tedavi ve takiplerini yaptığımız 1000′den fazla hastanın
hiç birinde kıl ve iltihabi tahriş ile oluşan granülasyon dokusu dışında
farklı dokuya örneğin kıl ve ter üreten follikül ve ter bezlerine,
müstakil deri dokusuna rastlanmamıştır. Bu bulgular hastalığın doğuştan
olmadığını gösterir. Ancak kuyruk sokumunda, doğuştan kalan çukur ve
delikler varsa bunlar kıllanma dönemi gelince az da olsa risk teşkil eder.

Tedavi Edilmezse Ne Gibi Sorunlar GeliÅŸebilir?

Kuyruk sokumunda abse ve akıntılar eksik olmaz. İkide bir ağrılı abseler
nüks eder. Hastalık sağa sola genişler, bölge köstebek yuvasına dönüşür.
Yani; dermal epitel denilen deri hücreleri, kılları peşinden kıl kesesinin
ve deliklerin içine girip yeni yeni tüneller veya labirentler oluşturur;
daha çok yatay, nadiren dikey yönde, çok yönlü olarak deri dokusu içinde
ilerler. Labirentler içine giren kıl sayısı da, tahriş de artar; hastalık
durmadan genişler, pek çok delikten zuhur eden pis kokulu akıntılar
dayanılmaz olur. Yıllarca süren kronik, iltihabi akıntılar, nihayette,
epidermoid kanser geliştirebilir. Veya hastalık, nadiren de olsa
derinleşerek kalın bağırsak, rektum ve mesane içine ilerleyebilir, hatta
mesane kanserine dahi yol açabilir. Haliyle bu durumda tedavi zorlaşır ve
olaya multidisipliner yaklaÅŸmak gerekir.

Kıl Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?

Bu güne değin fazla uygulanmış olan tedavi şekli cerrahidir. Cerrahi
tedavi şeklileri çoktur ve hemen hepsinde sağlam çevre doku ile birlikte
hastalıklı dokular genişçe çıkarılır, yara açık bırakılarak aylar süren
pansuman ile kapanbası beklenir. Ya da yara çeşitli tekniklerle kapatılır.
Kapalı yöntemlerden Limberg’in tarif ettiÄŸi, derin olduÄŸu düzleyici flep
rotasyonu, en radikal yöntemdir. Ancak 2 - 3 günü hastanede olmak üzere 5
ila 10 gün yatak istirahati, iki gün süreli hemovak dren geniş spektrumlu
antibiyotik tedavisi on gün yüz üstü yatılması ve üzerine oturulmaması,
bir hafta su değdirilmemesi ve operasyon sırasında en ufak bir kıvrım
gamze veya oluk bırakılmaması gerekir. DeÄŸilse nüks riski %10′u bulur. Bu
nedenle alternatif yöntem araştırmaları devam etmiş ve Fenol ile oldukça
etkili tedaviler yapılmıştır.

KIL DÖNMESİNDE EN YENİ ALTERNATİF TEDAVİ: GÜMÜŞ NİTRAT ve FENOL

Kıl dönmesinde alternatif tedavi olarak tarafımızdan geliştirilen
sklerotik ve litik bir kimyasal ajan olan fenol ve ondan daha güçlü olan
gümüş nitrat uygulamalarımız klasik cerrahi yöntemlere göre çok daha
etkili olmuştur. Bu yöntemde eritilen gümüş nitrat aynen veya fenol,
fistül ağızlarından veya foliküllerden içeriye verilir. Kılların
yuvalandığı piyojenik granülasyon dokuları ve diğer patalojik dokular;
ilaç etkisi ile hızla erir ve gri bulamaç halinde dışarıya akar. Mikro
enstrümantasyonla labirentler ve fistüllerin içi temizlenir. Fistül
girişleri gerekirse eksize edilir ve tekrar kıl girmemesi için sütüre
edilir. Bu işlemler 15 dakikada tamamlanır. Hastalığın çok ilerlediği bazı
hastalarda gerekirse labirentler kısmen veya tamamen açılır, kılların
ilerde sorun çıkartabileceği gamzemsi çukurluklar ve kıvrımlar varsa küçük
plastik ve estetik müdahale ile düzeltilir. Ama eskiden beri mevcut ve
pilonidal sinüs oluşturmamış geniş çukurlara müdahale tavsiye edilmez.
İşlem bitince labirentler antibiyotikli pomatla doldurulur ve hasta evine
gönderilir. Günlük pansuman ve temizlik ve 1 hafta sonunda kontrole
gelmesi öğütlenir. İyi kürete edilmiş labirentler genellile 1 haftada
iyileşir. Ancak tavanı açılmış labirentelerin ve sinüslerin tamamen
kapanması pansuman yardımı ile 2 ila 3 haftayı bulur. Bu sürenin illa da
kısaltılması isteniyorsa, fistüllerin fibrotik duvarları, lokal anestezi
altında, kürete veya eksize edildikten sonra sütüre edilir. Bu durumda
işlem süresi 30 dakikayı bulur.

Alternatif Tedavide Tam Başarı Şansı Nedir?

Her işte olduğu gibi başarı, dataylarda gizlidir. İşin püf noktalarını iyi
bilmek, titizlik yakın ilgi, hasta ve hekim işbirliği başarıyı belirleyen
başlıca faktörlerdir. Sadece labirentleri kıldan arındırmak yetmez. Yeni
kıl girişimlerine yol açacak mikro girişleri, en küçük şüphe arzeden
gamzeleri potansiyel çukurları gidermek şarttır. Kurallara uyulursa,
başarı tamdır.

Nüks İhtimali Nedir?

Kıl dönmesinin alternatif tedavisinde, kurallara uyulduğu takdirde, nüks
(tekrarlama) ihtimali sadece % 3 - 5′tir. Sebebi de gözden kaçabilecek
bazı mikroskobik kıl girişlerinin kalabilmesi veya hijyenik bakım kusuru
sonucu oluşabilecek yeni kıl giriş delikleridir. Çaresi dikkat ve hijyenik
bakımdır. Nüks halinde metodu değiştirmeye gerek yoktur. Hatta verilen
eğitim sayesinde henüz başlangıç halinde iken yakalanacağı için çözüm daha
basit ve sonuç kesindir.

Nüksü Önlemek için Hastanın Uyması Gereken Kurallar ve Hijyenik Bakım
Nedir?

Hijyenik bakım, ince sıhhi temizlik demektir; şöyle ki; 1 - Hekimin
önerdiği şekilde, hastalar temizlik ve pansumanlara riayet etmeli. Yara
veya kıl giriş delikleri iyileştikten sonra, kuyruk sokumu oluğu hergün
taharetlenirken yıkanıp silinerek boşta gezen kıllar temizlenmeli. 2 -
Kuyruk sokumu sabah akşam giyinirken el ile 3 - 5 saniye fırçalanıp kıl,
hav, yün ne varsa uzaklaştırılmalı 3 - Çok kıllı olanlar, 30 yaşına kadar
kuyruk sokumu oluğunu, haftada bir kez kıl dökücü krem ile veya cımbızla
temizlemeli, kaba etlerini genişçe traş ettirmeli. Otuz yaşından sonra,
kuyruk sokumu cildi nispeten daha az terler ve kurur, giderek sertleÅŸip
kalınlaşır ve delinme riski kalkar. İster ameliyatla ister ilaçla tedavi
olsun tedavi sonrası hijyenik bakım tedavisinin uzun süreli başarı şansını
doÄŸrudan etkiler.

Alternatif Tedavilerin Yan Etkileri Nelerdir?

Fenol ve gümüş nitrat; labirent dışında kaçırılmadığı sürece hiç bir yan
etki oluşturmaz. Kaçırıldığında birkaç gün içinde aynı yerde enflamasyon,
ağrı ve akıntı yaparsa da tedavisi lokal anestezi altında debridmanla
sağlanır. İlaç hiç bir zaman damar içine verilmediği için sistemik etki
oluşturmaz; dokulardan damar içine geçiş veya emilim olmaz; harici yan
etki olmaz.

Kıl Dönmesinde Alternatif Tedavinin Avantajları Nelerdir?

1- Narkoz, yani genel anestezi gerektirmeyen, az invaziv, konservatif ve
pratik bir küçük operasyondur.

2- Hastanede veya evde yatmayı veya istirahati; tahlil ve tetkik gibi bir
ön hazırlık gerektirmeyen, günübirlik uygulanabilen bir tedavidir.

3- Nüks ihtimali çok düşük olup nüksetse bile aynı yöntemle, hem de çok
daha kolay bir ÅŸekilde tedavisi kesinliÄŸe kavuÅŸturulabilir.
4- Müdahale iz bırakmaz ve çok iyi estetik sağlar, anatomi bozulmaz.
5- Hastaların bu alternatif müdahale için hekime, yarımşar saatten birer
gün arayla 2 veya 3 kez uğraması yeterlidir; işten ve yolculuktan
alıkoymaz.

Kıl dönmesi ve tedavisi , Kıl dönmesi ve tedavisi hastaligin tedavisi, Kıl dönmesi ve tedavisi tedavi etmek, Kıl dönmesi ve tedavisi hastalik tedavileri, Kıl dönmesi ve tedavisi