Bu eğitim kalp hastalarına, yani göğüs anjini ya da kalp kası enfarktüsü geçirmiş hastalara uygulanır. Söz konusu hastalıkların tedavisinde, hâlâ yaygın olarak inanılan mutlak dinlenme efsanesinin artık ortadan kaldırılması gerekmektedir. Neyse ki, hâlâ yaygın olmakla birlikte, bu efsane artık yitmeye yüz tutmuştur.
Günümüzde kalp hastalarının eğitimi, pek çok ülkede yaygın olarak uygulanan ve büyük başarılar elde edilen bir yöntemdir.
Kalp hastasının eğitimi başıca 2 evreyi kapsar: Hastaların ruhsal eğitimi; beden eğitimi. Bu iki eğitim birbirinden soyutlanamaz; hastanın ruhsal eğitimi, ona kendi beden eğitiminden sorumlu olduğunu iyice anlatmak ve kabul ettirmekle yapılır.
Ruhsal eÄŸtim
Kalp hastası, özellikle de çaba harcama sırasında gelen göğüs anjini ağrısından yakınan hasta, büyük bir sıkıntı ve korku içindedir. Yakınlarının, hattâ hekiminin de teşvikiyle tüm uğraşlarım bırakmaya, en büyük yeri uzanarak dinlenmenin tuttuğu bir yaşam biçimine uymaya yönelecektir. Aynı biçimde, kalp kası enfarktüsü geçirmiş hastalar da, yeniden aynı duruma düşmekten korktuklarından, beden uğraşlarını elden geldiğince kısıtlayacaklardır.
Ama, çaba harcamanın tam olarak durması, iyileşmelerini sağlamak bir yana, daha ilerde göreceğimiz gibi, onları bir gün normal bir yaşama kavuşma yeteneklerini giderek azaltan bir kısır döngü içine sokacaktır. Bu hastalara ve yakınlarına, beden eğitiminin önemini anlatmak gereklidir. oysa bunun için tek koşul, bu hastaların genelli de yitirdikleri kendilerine olan güvenlerini yeniden kazanmaları ve kendilerini yeniden normal insanlar olarak kabul etmeleridir. Her şeyden önce, kendilerini kriz korkusundan kurtarmaları zorunludur. Bunun için, onlara çekmekte oldukları hastalık ve bekleyebilecekleri iyileşme olasılıkları iyice anlatılmalıdır. Çoğunlukla, hastalara, kendilerim olan güveni yeniden kazanmalarına ve geleceklerini heyecana kapılmadan tasarlamalarla yardımcı olacak ruhsal tedaviler gerekir. Beden yeteneklerinin geliştiğini gören hasta kendine güvenini daha çabuk kazanacağı için, beden eğitiminde ve ruhsal tedavide önemli payı vardır. Beden eğitimi hastaların normal bir yaşama kavuşmalarına ve yeniden mesleklerine dönmelerine yardımcı. olacaktır. Bu da zaten, insanların büyük çoğunluğu için iyileşmenin başlıca kanıtıdır. Yapılan eğitim sâyesinde çabucak işlerinin başına dönen ve sonradan yeniden aynı duruma düşen hastalar n tümü, yeniden bir eğitimden geçirilmekten yana olmuşlardır. Yapması gereken egzersizleri aşırı biçimde artıran ve sağlıkları için zararlı beden çabaları harcayan nekahet dönemi hastalarını, gözetim altında tutmak gerekir.
kalp hastasının ruhsal eğitiminin amacı, ona, kendisine ve tedaviye olan güvenini yeniden sağlamaktadır o zaman hasta, beden eğitimini ciddi olarak Uygulayacak ve daha az korku içinde ve daha
güvenli olması da, iyileşme olasılığını artıracaktır. Gerçekten, tedavinin başarılı olmasında hastanın uyumlu ve kararlı olmasının önemi bilinmektedir. Hasta, iyileşmesine bu yolla büyük katkıda bulunur.
Beden eÄŸtimi
İlke
Kalp hastalarına öğütlenen beden egzersizleri, körlemesine yaptırılan, amacı belirsiz bir spor çalışması değildir. Sağlığı yerinde, ama ayağa kalkmayan her kişiye uygulanabilir.
Bunlar, amacı belirli, kesin ve tekrarlanan egzersizlerdir. Yani, söz konusu şey, hastanın yeniden çaba harcamaya katlanabilmesidir. Bunun için, kalbinin yaptığı iş sınırlandırılır ve azami çalışma yeteneği yükseltilir.
Kas çalışması sırasında oksijen gereksinimi artar, bunu karşılamak için kalp atım hacmi ve atardamar toplardamar oksijen farkı yükselir. Kalp atım hacminin ve atardamar toplardamar oksijen farkının artık yükselemeyecek duruma geldiği anda, yorgunluk başlar. Egzersizlerle, kasların oksijen gereksinimi azaltılabilir; bu da, kalp atım hacminin azalmasını sağlar. Böylece, kalp daha az çalışır, yükü de o ölçüde azalmış olur.
Belli bir çaba için, belirli egzersizlerden sonra kalp daha az çalışır (kalp atım hacmi azalmıştır) ve böylece, rahatsızlıkların belirme eşiği geciktirilmiş olur.
Hasta, beden egzersizlerine uyduğunda, kalbinin atım hacminin arttığını ve kalp atım sayımın azaldığını görür.
Tersine tam dinlenmeye alınırsa, kalp atım hacmi azalır ve kalp atım sayısı artar. Hasta, rahatsızlıkların belirme eşiğinin düştüğünü duyar ve iyileşmek yerine, yavaş yavaş kötüleşmeye doğru gider.
O zaman, göğüs anjini hastaları için ameliyattan başka çözüm yolu kalmaz. Oysa aynı hastalar, beden eğitimiyle önemli çaba harcama yeteneklerine kavuşabilmektedirler.
Yöntemler
Beden eğitimi, çok şiddetli enfarktüs geçirmiş olanlara, atardamar yüksek basınçlara ve kolayca ekstrasistollar başlayan hastalara yasaklanmalıdır.
Enfarktüs geçirmiş hastalar için karşıt iki kuram savunulmaktadır. Bazı kalp uzmanlarına göre, yatak dinlenmesi mutlaka 3 hafta olmalıdır; kuraldışı) durum olarak, çok yaygın olmayan enfarktüslü hastalar daha erken ayağa kaldırılabilir.
Bazı uzmanlarsa, hastaları birkaç gün içinde hemen ayağa kaldırıp, yatakta bazı beden eğitimi hareketleri yapmalarını öğütlerler.
İlk 3 haftadan sonra, gerek enfarktüslülere, gerekse öteki kalp hastalarına (göğüs anjinliler, v.b.), yeniden işinin başına geçinceye kadar (ilke olarak 2,53,5 ây) birçok etkinlik önerilir: Halter, bisiklet kürek, v.b. Göğüs anjinlilere bu süre boyunca haftada 3 kez yürüyüş (olanak varsa deniz. kıyısında) yapmaları öğütlenir.
Gözetim
Kuşkusuz bütün bu çalışmaların, hastanın ayağa kalkışından başlanarak en az 1-2 ay süreyle bir hastanede ve elektrokardiyografi gözetimi altında uygula aması yerinde olur.
Bu süre sonunda hastaya, hiçbir ağrı çekmemişse karınca ekstrasistolü olmadığı saptanırsa. azami çaba harcama yeteneğine yakın bir deneme uygulanır. Bu deneme sonucunda hiçbir sorunla karşılaşılmasa, egzersizleri elektrokardiyogram denetimi olmadan da sürdürebilir. Tersine ritim düzensizlikleri ve ağrı krizleri yeniden baş gösterirse, denetimi sürdürmek gerekir. Bu gözetim, hastanın düzelmesine ve artık denetime gereksine. kalmadığı anlaşılıncaya kadar sürdürülür.
Sonuçlar
Egzersizler sırasında duyulan en küçük bir anormal işaretin bile çaba harcamanın durdurulmasını gerektirdiği ortadadır.
Bu çalışmalarda başarısızlık oranı yok denecek kadar düşüktür. Bütün hastalar çaba harcama yeteneklerinin gelişmesinden ve rahatsızlık belirme eşiğinin ağır ağır gerilemesinden, hattâ bazen tünüyle ortadan kalkmasından ,yararlanırlar.
Genel olarak, enfarktüs geçirmiş bir hastanın 2-3 aylık eğitim sonucu, çaba harcama yeteneği kazancı yüzde 20-25 arasıdadır. Kalp atım ritmi de dakikada 20-25 düşer. Bu, hastanın kalp ve solunum yeteneklerinin önemli ölçüde düzeldiğini gösteren bir kanıttır. Göğüs anjinlilerde de iyileşme aynı oranda kesindir.
Görüşler
Etkililiği artık kuşku götürmeyen bu yöntemlerde karşılaşılan tek sorun, yeni merkezler açmanın ve eğitilmiş personel yetiştirmenin güçlüğüdür. Gerçekten, günümüzde kalp atardamarları ve kalp hastaları oranı giderek artmaktadır. Bütün bu yeni hastaların evlerinden uzakta, başka kentlere gitmek zorunda kalmadan (bu, uygulanan tedavi sonucuna, yani yeniden günlük yaşamlarına dönme erini sağlamaya uymayan bir durumdur) onlara büyük ölçüde yardımcı olan bu teknikten yararlanmaları, son derece doğal bir haktır.
" Kalp hastanın eğtimi "
Ozgunuz yorumlara kapali