- Rahim kaslarının ve bağlarının sürekli basıncı nedeniyle göğsünüzün aşağı kısmında ağrı hissedebilirsiniz. Bebek hareketleri güçlü ve düzenlidir, ancak rahim içindeki alan daraldığı için hareketleri azalmıştır.
- Bebeğin ölçüleri özellikle sırtınızın alt kısmına ve mide bölgesine doğru genişleyerek büyür. Kasıklarınızda ve leğen bölgesinde karıncalanma, uyuşma hissedebilirsiniz.
- Yalancı doğum sancıları da denen Braxton Hicks kasılmaları artabilir.
- Rahat uyuma pozisyonu bulmakta zorlanabilirsiniz, nefes darlığı olabilir. Yan tarafınıza uzanıp bacağınızı diğerinin üzerine atarak daha rahat uyumanıza yardımcı olabilir. Bu pozisyonda, bacaklarınızın arasına yastık koymayı deneyebilirsiniz, bu şekilde uyuma ayaklarınızdaki şişliği azaltıp dolaşımı arttıracağından rahat etmenize yardımcı olabilir.
- Bebeğin başı aşağıya doğru ilerledikçe, daha sık idrar ihtiyacınız olacaktır. Gülerken, öksürürken idrar kaçırabilirsiniz.
- Basur ve mide ekşimeleriniz, hazımsızlık, şişkinlik şikayetleriniz olabilir.
- Göbek çukurunuz düzleşebilir, dışarı çıkabilir ancak endişelenmeyin, doğumdan sonra düzelir.
- Kendinizi ağır ve hantal hissedebilir, çabuk yorulmaya başlayabilirsiniz, sık sık dinlenmeye çalışın.
- Dişeti kanamalarınız, burun tıkanıklığı olabilir.
- Beyazımsı vajinal akıntınızın kıvamı koyulaşabilir.
- Elleriniz, ayaklarınız, bilekleriniz ve yüzünüzde şişlik olabilir. Bolca su içmelisiniz.
- Bacaklarınızda varisler olabilir.
- Göğüslerinizden daha bol miktarda colostrum gelebilir.
- Sakarlaşmış, dalgınlaşmış olabilirsiniz.
- Kilonuz 1.5-2 kilo kadar artabilir, bebeğinizin besin gereksinimleri doruktadır ve doğum öncesi son büyüme atağı göstermektedir.
- Bebeğin sağlığı ve doğumla ilgili kaygılarınız olabilir, artabilir, heyecanlanabilirsiniz.
BebeÄŸinizdeki deÄŸiÅŸiklikler
- Bebeğiniz büyür ve tekmelerini daha güçlü hissedersiniz.
- Dışarıdaki sesleri duyar, gözleri açıktır., karanlık ve aydınlığı ayırt edebilir.
- Bebeğiniz hızla büyür, tekmelerini giderek daha güçlü hissedersiniz.
- Kemikleri sertleÅŸmeye devam eder.
- Amniyon sıvısının en fazla olduğu dönemdir.
- Cilt rengi kırmızıdan pembeye dönmeye başlar, deri altında yağ tabakası oluşmaya başlamıştır.
- Bağışıklık sistemi gelişmeye , kendi antikorlarını üretmeye başlamıştır.
- Bebeğiniz bu dönemde doğarsa, yeterince gelişmiş olup hayatını sürdürebilir.
- Bebeğinizin boyu 40-45 cm civarında, ağırlığı 2000-2500 g civarındadır.
Muayene ve laboratuar tetkikleri
- Kan basıncı ve kilonuz ölçülmeli.
- İdrar tetkiki yapılmalı.
- El ve ayakların, bacakların muayenesi yapılmalı.
- Fundus yüksekliğine bakılmalı.
- Fetus kalp atışları muayene edilmeli.
- Karın muayenesi ile bebeğin pozisyon ve ölçülerine bakılmalı.
- Kan grubu Rh negatif ise, Rh titrasyonu için kan testleri yapılmalı.
Kan Uyuşmazlığı
“Kan uyuÅŸmazlığı” genel kanının aksine, karı koca arasında deÄŸil, gebelik döneminde anne ile karnındaki bebeÄŸi arasında söz konusu olabilen normal dışı bir durumdur. Hangi kan grupları arasında ve nasıl bir uyuÅŸmazlık olduÄŸunu anlatmadan önce kan gruplarını tanımlamak gerekir. Kanımızda oksijen taşımakla görevli kırmızı kan hücrelerinde bulunan proteinler esas alındığında klasik olarak dört ana kan grubu tanımlanır: “A”, “B”, “AB” ve “O” grubu .. Bir de “Rh” söz konusudur. Birey, “D” proteinine sahipse Rh pozitif (+), deÄŸilse Rh negatif (-) olarak ifade edilir. Rh (-) kiÅŸilerin vücudunda D proteini hiç yoktur ve bağışıklık sistemi için tamamen yabancı bir maddedir.
Normal koÅŸullarda hamilelik döneminde anne ve bebeÄŸin kanları birbirine karışmadan plasenta (eÅŸ) aracılığıyla oksijen, karbondioksit ve besi öğelerinin karşılıklı alışveriÅŸi gerçekleÅŸtirilir. Anne Rh (-), bebek Rh (+) ise ilk gebelikte herhangi bir sorun olmaz. Bebek doÄŸarken zedelenen damarlardan bir miktar bebek kanı, Rh (-) annenin kanına karışabilir. Böylece annenin bağışıklık sistemi tamamen yabancısı olduÄŸu bir proteinle, “D” proteini ile tanışır ve ona karşı tepki geliÅŸtirir. O maddeyi tanımadığı için yok etmek ister. Beyaz kan hücrelerinin D proteinini yok etmek üzere ürettiÄŸi -o maddeye özgü- sıvısal maddeleri (antikorlar) kullanarak hedefine ulaşır. Annenin kanında bir tane bile bebek kan hücresi kalmaz, tümü yok edilir. Bu savaÅŸ sona erdiÄŸinde geriye “anti-D antikorları” adı verilen sıvısal maddeler ve bunları gereksinim duyulduÄŸunda her an yeniden üretebilecek akıllı beyaz kan hücreleri kalır. İkinci gebelikte çocuk eÄŸer yine Rh (+) kana sahipse annenin kanında hazır bulunan bu sıvısal maddeler (antikorlar) kolayca plasenta (eÅŸ) engelini aÅŸarak anne karnındaki bebeÄŸin kanına karışırlar. Bebek kırmızı kan hücreleri yok edilmeye baÅŸlanır. ÇocuÄŸun kemik iliÄŸi, karaciÄŸer ve dalağı yok edilen kırmızı kan hücrelerinin yenilerini üretir ve eksilen kanı yerine koyar. Bu aşırı kırmızı kan hücresi yıkımı ve yapımı sürecinde “bilirubin” adı verilen ve fazlası zararlı olan bir madde açığa çıkar, bebekten anneye geçer, annenin karaciÄŸeri tarafından yok edilir. BebeÄŸin karaciÄŸeri henüz bu maddenin tümünü zehirsizleÅŸtirebilecek kadar geliÅŸmemiÅŸtir. EÄŸer üretilen kırmızı kan hücresi miktarı yok edilenden az olursa sonuçta bebek ağır bir kansızlığa maruz kalır, hatta ölebilir. EÄŸer arada bir denge varsa bebek bir ölçüde kansızlıkla doÄŸar veya saÄŸlıklı olarak dünyaya gelir. Sorun asıl o zaman belirginleÅŸir. Çünkü kan hücreleri hala parçalanmakta, yenileri yapılırken gereken maddeler anneden temin edilememekte, çocuk kendi depolarını kullanmaktadır. Üstelik açığa çıkan sarı boyar madde niteliÄŸindeki “bilirubin” bebeÄŸin karaciÄŸeri tarafından yeterince vücuttan uzaklaÅŸtırılamamaktadır. Kanda belli bir düzeyi aÅŸan “bilirubin” göz aklarına, cilde ve sonunda asıl zararını gösterdiÄŸi beyin ve sinir sistemine yerleÅŸerek yaÅŸamı tehdit etmektedir. YenidoÄŸan sarılığının ağır ÅŸekillerinde, tedavi edilmeyen çocuklarda adalelerin sertleÅŸmesi, zeka geriliÄŸi gibi kimi geri dönüşümsüz sinir sistemi bozuklukları meydana gelmektedir.
YenidoÄŸan sarılığı olan bebeklerde sarı boyar madde “bilirubin”i vücuttan daha kolay uzaklaÅŸtırmak için belli bir dalga boyundaki ultra viyole (kızıl berisi) ışınları kullanılmaktadır. Bebeklerin uygun sıcaklık ortamı saÄŸlayan küvöz ya da yataklarda ultra viyole ışığıyla tedavisine “fototerapi” denir. Yeterli olmadığında bebeÄŸim göbek kordonundan takılan bir sistemle, uygun bir Rh (-) kanla “kan deÄŸiÅŸimi” iÅŸlemi gerçekleÅŸtirilerek yaÅŸamsal tehlike atlatılır. Geç kalınan durumlarda araz kalması olasıdır. Körlük, ÅŸaşılık, sağırlık, felç gibi ..
Mademki kan uyuÅŸmazlığı ve sonuçları bu kadar ağır olabiliyor, o halde Rh (-) anneler için koruyucu bazı önlemler alınması gereklidir. Bir anne adayı eÄŸer Rh (-) kana sahipse, ilk doÄŸum, kürtaj ya da düşüğünden hemen sonra, bebeÄŸinden kendisine o anda geçmiÅŸ olabilecek Rh (+) bebek kan hücrelerine karşı annenin bağışıklık sisteminde tepki oluÅŸmadan önce giriÅŸimde bulunulmalıdır. Bunun için özel olarak hazırlanmış bir serum vardır: “Anti-D İmmun Globulin”. Bu madde doÄŸumdan (ya da düşük veya kürtajdan) hemen sonra anneye kaba etten iÄŸne ÅŸeklinde yapılmalıdır. “Anti-D İmmun Globulin” kana karışır, bebekten geçmiÅŸ olan Rh (+) kan hücrelerini derhal yok eder. Annenin bağışıklık sistemi ne olduÄŸu anlamadan iÅŸlem tamalanır. Bir süre sonra “Anti-D İmmun Globulin” doÄŸal ömrünü tamamlar ve kanda yok olur. Oysa anne kendisi “antikor” geliÅŸtirmiÅŸ olsaydı bu sıvısal madde uzun süre kanda kalacak, gerekirse onu yeniden üretebilme yeteneÄŸi olan beyaz kan hücreleri tarafından eksikliÄŸi tamamlanacaktı. Pasif olarak verilmiÅŸ olan “Anti-D” için eksikliÄŸin tamamlanması diye bir konu söz konusu deÄŸildir. Zamanla yok olan “Anti-D İmmun Globulin” bu sayede annenin sonraki hamileliklerinde çocuk için bir sorun oluÅŸturamaz. Yalnız unutulmaması gereken bir konu bu immun globulinin herbir gebeliÄŸin son bulumunda yeniden uygulanmasının gerekliliÄŸidir. Kan uyuÅŸmazlığı genel olarak ilk bebekte sorun oluÅŸturmaz. Sonraki Rh (-) çocuk için zaten bir problem yoktur.
Rh uygunsuzluÄŸu kadar ağır seyretmese de “kan grupları” arasında da uygunsuzluk söz konusu olabilir. Genellikle annenin “O” bebÄŸin “A”, “B” veya “AB” olduÄŸu durumlarda meydana gelir. Farklı mekanizmalarla ama aynı aynı prensiplere dayanan süreçler yaÅŸanır. Fakat daha seyrek olarak yaÅŸamı tehdit eden boyutlara ulaşır.
Sonuç olarak Rh (-) olan annelerin Rh (+) doÄŸabilecek çocukları için önceden hazırlıklı olunmalıdır. EÄŸer anne ve baba her ikisi de Rh (-) iseler genetik kurallarına göre Rh (+) bebekleri olamaz. EÄŸer anne Rh (-), bab Rh (+) ise çocuk Rh (-) de olabilir, Rh (+) de. Bu genel bilgi de göz önünde bulundurulmalı, doÄŸum sonrası bebek kan grubu tayin edilmelidir. Anne Rh (-), bebek de Rh (-) ise uygunsuzluk yoktur, anneye anti-D immun globulin yapmak gerekmez. Annenin Rh (+) olduÄŸu durumlarda çocuÄŸun Rh’ı ne olursa olsun Rh uygunsuzluÄŸu olmaz. EÄŸer anne ve baba her ikisi de “O” grubu kana sahiplerse çocukları mutlaka “O” grubu olur. Bu durumda anne ve bebek arasında grup uygunsuzluÄŸu olamayacağı açıktır. Anne “O”, baba “A” ise çocuk “O” veya “A”; anne “O”, baba “B” ise çocuk “O” veya “B”; anne “O” baba “AB” ise çocuk “A” veya “B” olur ama “O” veya “AB” olamaz. Annenin “A” ya da “B” olduÄŸu, çocuÄŸun “B” ya da “A” olduÄŸu durumlarda uyuÅŸmazlık nadirdir, hafif seyreder. Ayrıca bazı alt kan grubu uygunsuzluklarında, hatta hiçbir uygunsuzluÄŸun olmadığı kimi sıra dışı durumlarda kan uyuÅŸmazlığıyla benzer klinik tablolar görülebilir, yenidoÄŸan sarılığı meydana gelebilir.
Sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için gebelikte sağlıklı ve düzenli izlem ön koşuldur. Anne baba adayları, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı arasında işbirliği bu sürecin temelini oluşturmaktadır. Uygun bir gebelik yönetimi ve doğuma uzman gözetiminde hazırlık, kan uyuşmazlığı gibi yaşamsal bir sorunun bile kolaylıkla halledilmesini sağlayacaktır.
" Gebelikte 8 ci ay "
Ozgunuz yorumlara kapali