Bulundugunuz kategori Diğer rahatsızlıklar »»
2008
31
Eki
Sigara tiryakileri sigara içme isteklerini genellikle şöyle açıklar
- Gergin olduğum zaman içiyorum.
- Dikkatimi toplamak için içiyorum.
- Canım sıkkın olduğu zaman içiyorum.
- Üzgün olduğum zaman içiyorum.
- Sinirli olduğum zaman yatışmak için içiyorum.
Yalnızca bir sigara bu kadar çok şey verebilir mi? Bu sorunun cevabı sigaranın barındırdığı kimyasal maddelerin psikolojik etkilerinde yatıyor.
Nikotin - Güçlü Bir Uyarıcı
Sigara bağımlılarını kendisine bağlayan nikotin; kokain yada amfitemin kadar güçlü ve onlara benzer bir uyarıcıdır. Tiryakiye sürekli sigara içme isteği veren şey de odur. Nikotin sigara içen kişiyi uyarır, kalp çarpıntısına, yüksek tansiyona, kişinin YAZININ DEVAMI BURADA
2008
31
Eki
Tırnak yemenin duygusal bir sorun olduğunu belirten uzmanlar, özellikle aileleri tarafından azarlanan çocukların tırnaklarını daha fazla yediklerini kaydettiler.
Tırnak yeme alışkanlığı sıklıkla çocuklarda görülmesine rağmen yetişkinlerde de görülen bir davranış. Tırnak yeme alışkanlığının çocuklarda 3-4 yaşlarında başladığını vurgulayan uzmanlar, “Bu aynı zamanda öğrenilmiş bir davranıştır. Ailesinde tırnak yeme davranışı olan bir çocuk bunu kopyalayabilir” dediler. Uzmanlar, tırnak yemenin diğer nedenlerini ise şöyle sıraladılar: “Ev ortamındaki aşırı baskıcı tutumlar ve kuralcı yapı sonuçta güvensizlik göstergesidir. Çocuğun azarlanması, toplum içinde aşağılanması, ona yaşına uygun sorumluluk YAZININ DEVAMI BURADA
2008
31
Eki
Her 10 kişiden birinde utangaçlık sorununa rastlanıldığı, utangaçların yüzde otuzunun hiç evlenmediği ve tek başına yaşadı belirlendi.
Utangaçlık sorunu olanların önemli bir bölümü korkularından kurtulmak için kendini ya alkole ya da uyuşturucu maddeye veriyor.
Edinilen bilgilere göre, utangaçlık sorunu olanların en sık başvurduğu yollardan birisi alkol kullanımı. Bir çok kişi, utangaçlığını alkolle eritmeye çalışıyor. Yapılan araştırmalar, aşırı utangaç kişilerde, böyle olmayanlara göre en az iki kat daha yüksek bir oranda alkolizme ve alkol kullanımının yol açtığı diğer sorunlara rastlandığını gösteriyor. Sık başvurulan bir diğer çözüm yolu, topluluk karşısında duyulan sıkıntıyı azaltacak YAZININ DEVAMI BURADA
2008
31
Eki
Hipertansiyonda en önemli iki etkenden biri kan volümünün artmasıdır.Tuz daki sodyum klörür su tutucu bir madde olduğu için tansiyonun yükselmesine sebep olur.Normalde doğal beslenme ile aldığımız tuz miktarı vücuda yeterli olmaktadır ama insan tuzun lezzet artırıcı etkisinden dolayı tuz kullanmayı öğrenmiştir.Doğrusu çocukların beslenme alışkanlığında tuzun kaldırılmasıdır ve yüksek tansiyon olmasa dahi fazla tuz tüketiminden kaçınılmasıdır.
Yapılan hayvan deneylerinde fazla tuz tüketiminin oransal olarak tansiyonu artırdığı ve paralel olarakta ortalama ömrü kısalttığı gözlenmiştir.
Bulgular, alışkanlık gereği fazla miktarlarda tuz tüketen insanlarda yüksek tansiyonun(yüksek kan basıncı) daha az tuz YAZININ DEVAMI BURADA
2008
25
Eyl
Depresyon “ruhsal çöküntü” demektir ve konuyu iki ayrı kavram hâlinde incelemek mümkündür: Birincisi, hepimizin zaman zaman yaşadığımız gelip geçici bedbinlik, bezginlik, isteksizlik ve hüzünlülük, kendine güvensizlik hisleri. Bunlar çoğunlukla kendiliğinden geçen, kafayı başka bir şeye verip aldırış etmeyince düzelen ruh hâlleridir.
İkinci durum ise gerçek bir tıbbî hastalıktır ve belirtileri arasında şunlar sayılabilir: Hayattan zevk almama veya eskiden haz veren şeylerin artık pek bir şey ifâde etmemesi, kendini çökkün hissetme, konsantrasyon güçlüğü, güçsüzlük, bitkinlik, iştahsızlık (bâzen de aşırı iştahlılık), zayıflama (bâzen de şişmanlama), uykusuzluk (bâzen de aşırı uyuma), sabahları YAZININ DEVAMI BURADA
2008
25
Eyl
Laparoskopik fıtık ameliyatı Ağır yük kaldırma, spor sırasındaki ani hareketler, öksürük nöbetleri, kabızlık, prostat hastalıklarına bağlı idrar yapmada zorlukların neden olduğu kasık fıtıklarının tedavisinde laparoskopik ameliyatlar, hasta açısından büyük bir rahatlık sağlıyor.
Fıtıklar nasıl meydana gelir?
Karın içi organlar, karın zarı ile sarılmış şekilde ve karın boşluğunu oluşturan kaslardan duvar içinde bulunurlar. Herhangi bir nedenle karın içi basıncı arttığında, örneğin ağır yük kaldırma, spor sırasında ani hareketler, öksürük nöbetleri, kabızlık, prostat hastalıklarına bağlı idrar yapmada zorluklar olduğunda, organların sıkışarak bu boşluğun duvarlarını zorlarlar.
Duvarın YAZININ DEVAMI BURADA
2008
21
Eyl
Cüzzam neden ileri gelir ?
Hansen basili diye adlandırılmış olan bir mikroptan ileri gelir.
Cüzzam çok bulaşıcı mıdır ?
Hayır. Cüzzam çok az bulaşıcı bir hastalıktır ve nasıl bulaştığı da kesin olarak bilinmemektedir.
Cüzzamın belirtileri nelerdir ?
Deri kalmlaşabilir ve deride yumrulara rastlanılabilinir. Saçların dökülmesi, kemiklerde ve eklemlerde meydana gelen şekil bozuklukları sinirlere tesirinden vücudun bazı yerlerinde his eksikliği, cüzzamın belirtileri arasında gelmektedir.
Cüzzamdan iyileşme imkânları var mıdır ?
Bu hastalığın cinsine ve ilerleme oranına bağlıdır. Bazı hallerde bir kısım tahribat olduktan sonra belirtiler kendiliklerinden kaybolur ve sonradan yeniden YAZININ DEVAMI BURADA
2008
21
Eyl
Hirschsprung hastalığı nedir ?
Doğuşta mevcut olan ve kalınbağırsakta görülen bir hastalıktır. Kalınbağırsağın bir bölümünde büyük ölçüde bir genişleme ve büyüme meydana getirmektedir.
Hirschsprung hastalığı genel bir hastalık.mıdır ?
Nispeten az rastlanan bir hastalıktır. Çoğunlukla erkeklerde olan bu hastalık hastaneye yatırılan hastalarda onbinde bir oranında görülür.
Hirschsprung hastalığı neden ileri gelir ?
Tahmin edildiğine göre ana rahmi içindeki gelişmedeki bir hatadan ileri gelmektedir. Bu şekil bozukluğunda bağırsakların kasılmış bölümünde (sigmoid kolon) bazı sinir hücreleri eksik bulunmaktadır. Bu eksiklikler bu kısmın rahatlama ve genişleme olanaklarını önlemektedir. YAZININ DEVAMI BURADA
2008
19
Eyl
Kadınların bu dönemde hormon seviyesinin yeniden düzenlenmesi için hormon içerikli çeşitli ilaçlar kullandığını ancak bu kadınların oranının çok düşük olduğunu ifade eden Can Gürbüz, şöyle konuştu:
“Kilolu kadınlarda deri altında artan yağ dokuları, östrojen hormonu üretmeyi sürdürüyor. Bunun sonucunda menopoz sonrası östrojen seviyesi kilolu kadınlarda, hormon dengesinin düzenlenmesi için dışarıdan hormon alınmasına benzer şekilde yüksek kalıyor. Kadın vücudunun östrojen hormonuna maruz kalma süresi uzadıkça meme kanseri riski artıyor. Türkiye’de meme kanseri riski artışında en önemli faktör, menopoz sonrasında hormon kullanması değil, menopoz sonrası kilolu olunmasıdır. Ülkemizde en önemli meme kanseri YAZININ DEVAMI BURADA
2008
5
Eyl
Sivilce de aynı ÖSS gibi! Her gencin korkulu rüyası! Yoksa sen, onunla başı dertte olanın yalnızca kendin olduğunu mu düşünüyordun? Öyleyse çevrene bir bak! Ne kadar çok kişi sivilcelerinin kendini çirkinleştirdiğini düşünüyor ve ayna karşısına geçip yüzünü buruşturarak onları sıkıyor, biliyor musun? Eğer sen de sivilcelerin yüzünden acı çekiyor, stres yapıyor ve onları sıkma isteğini içinden atamıyorsan, bu yazı tam senlik! Çünkü onunla savaşmak istiyorsan, önce düşmanını iyi tanımalısın!
Sivilce nedir?
Tıpta akne olarak adlandırılan sivilce deride bulunan kıl kökü ve yağ bezlerinin bir hastalığı. Kıl kökleri içerisine açılan yağ bezlerinin fazla miktarda yağ salgılaması nedeni ile, keratin ve YAZININ DEVAMI BURADA