Archive for Ağustos 12th, 2008

2008 12 Ağu

ŞİZOFREN HASTALIĞININ TEKRARLAMASINI ÖNLEMEK İÇİN ÖNERİLER

1.Yakınınızın en yakın ve en devamlı destekçisi olduğunuzu unutmayın
2.Yakınınızın hastalığı, teşhisi ve hastalık belirtileri konusunda bilgi edinin.
3.Yakınınızı hasta olarak kabullenin, gösterdiği davranışları size karşı yapılmış kişisel hareketler olarak değil, hastalığın belirtisi olarak görün.
4.Yakınınıza karşı saygılı olun, bir çocukla konuşuyormuş gibi değil iki erişkin gibi konuşun.
5.Sakin ve net olun
6.Tutarlı olun, benzer durumlarda aynı şekilde davranmaya çalışın
7.Kurallarınız, neye izin verip neye vermediğiniz ve yakınınızdan bekledikleriniz net olsun.
8.Sevecen bir YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Şizofreni
2008 12 Ağu

ŞİZOFREN HASTALARININ AİLELERİNİN TUTUMU

Ailelerin Psikotik Hastalığı Olan Yakınlarıyla İletişimde Dikkat Etmeleri Gereken Noktalar:

Psikotik hastalık ; bir insanın hissetme, bağlantıya geçme, davranma yeteneklerine zarar vermesine rağmen genellikle hastanın temel doğasına zarar vermez. Önceden sevilen ya da sevilmeyen şeyler değişmez.
Bir şizofreni hastasından ne beklenebilir?
Hasta yakını olarak yanlış umutlardan kaçınmalıyız!
Gerçekdışı beklentilerin hem bize hem hastamıza zararı olur.
Hastaneden yeni çıkmış birine basit ev işleri dahi ağır gelebilir , fakat bu kendine ait işleri yapamayacağı anlamına gelmez.
Yakınımız okula, işe gidebilir mi?
Bu konuda üzerinde bir baskı YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Şizofreni
2008 12 Ağu

ŞİZOFREN HASTALARININ YAKINLARINA ÖNERİLER

1. Şizofreninin nadir görülen bir hastalık olmadığını KABUL EDİN. Nadirmiş gibi görünmesi bu konu üzerinde fazla konuşulmuyor olmasındandır.

2. Şizofreni hakkında en kısa zamanda mümkün olduğunca fazla BİLGİ EDİNİN.

3. Asla KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN . Kendini suçlamak hastalıkla başa çıkmaşansınızı yok eder. Unutmayın ki son araştırmalar şizofreni gelişmesinde hasta yakınlarının bir kusuru olmadığını göstermektedir.

4. Bu konuda etkili olan tedavicilerden YARDIM İSTEYİN. Bu kişilerin şizofreniyle mücadele konusunda sizinle işbirliğine istekli olmasına, hastalığı anlamanıza yardımcı olabilecek özellikte olmasına dikkat edin.

5. Şİzofreni YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Şizofreni
2008 12 Ağu

Şizofreni Hastalığıyla Mücadele

Birinci Emir
İlaçlarını almayı aksatmayacaksın
Sorunları çözmek için ilacın tek başına yeterli olmadığını biliyoruz.İlacı yutmayı kolaylaştıracak sosyal destek programlarına da ihtiyaç var.

İkinci Emir
Gününü ve geceni iyi ayarlayacaksın. Yeteri kadar uyumaya özen göstereceksin.
Uyku biraz tartışmalı bir konu. Yeterince uyumazsanız bunun ardından hastalığınız alevlenme dönemine girebilir. Öte yandan bazı şizofrenler çok fazla uyuyorlar. Öğlenden sonra saat ikide hala üzerinde pijamaları olan kişiler tanıyoruz. Bu kişilerin boş zamanlarında ne yapacağını bilmemesi de çok doğal ,çünkü bu saatleri uyuyarak geçiriyorlar. Yeni grup ilaçların uyku YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Şizofreni
2008 12 Ağu

ŞİZOFRENİDE ALEVLENMENİN BELİRTİLERİ

Haberci Belirti Nedir ?
Hastalığın alevlenme dönemine girmesinden önceki günlerde beliren öncü belirtilerdir
Şizofreni tıptaki bütün kronik hastalıklar gibi alevlenme ve yatışma dönemleri gösterir. Hastalık alevlenme dönemine girmeden önce bazı belirtiler gözlenir. Bu durumu grip olmadan once yaşadığımız halsizlik, başağrısı gibi belirtiler benzetebiliriz. Eğer bu belirtileri yaşadığımız zaman istirahat eder, C vitamini kullanırsak gribi önleyebilir ya da daha hafif geçmesini sağlayabiliriz.
Benzer şekilde, hastalar ve hastayla beraber yaşayanlar haberci belirtileri gözlediği zaman tedavi ekibini haberdar ederse alevlenmeyi erken dönemde önlemek mümkün olacaktır. YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Şizofreni
2008 12 Ağu

ŞİZOFRENİ NEDENLERİ VE BELİRTİLERİ

::::::::::::::::::::::::

Son yirmi yılda yapılan araştırmalarda şizofreninin nedenleri hakkında önemli bulgular elde edilmiştir. Tüm hastalar için geçerli olan tek bir neden bulunmamakla beraber şizofrenin ortaya çıkmasında rol oynayan başlıca etkenleri üç başlık altında toplayabiliriz:
1. Kalıtımsal nedenler
2. Beyindeki yapısal değişikliklerin rolü
3. Beyindeki kimyasal maddelerin rolü

Şizofrenide kalıtımın rolü
Şizofrenisi olan her 10 kişiden birinin yakın akrabaları arasında bu hastalık görülür.
Şizofreni hastalarının ailelerinde bu hastalığın toplum ortalamasına göre daha sık görülmesi şizofrenide ailesel geçişin rolüne işaret YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Şizofreni
2008 12 Ağu

Şizofreni Nedir ?
- Şizofreni epilepsi, Multipl Skleroz gibi bir beyin hastalığıdır.
- Bütün kronik hastalıklar (Şeker hastalığı, astım, romatizma..) gibi alevlenme ve yatışma dönemleri gösterir.
- Tedavi edilebilir bir hastalık olmakla beraber zaman zaman alevlenme dönemleri olabilir, hastaların önemli bir kısmında hastalık tamamen ortadan kalkmayabilir. Bu durum da kişinin çalışmasını, çevresindekilerle iletişim kurmasını, bağımsız bir yaşam sürmesini çok güçleştirir.
- Bu ciddi hastalık yeryüzündeki her yüz kişiden birini etkilemektedir. Dünyada 60 milyon, Türkiye’de de 600.000 şizofreni hastası yaşamaktadır.
- Hastalık genellikle 15-25 yaş aralarında başlamakla beraber orta yaşlarda YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Şizofreni
2008 12 Ağu

İdrar salgılayan organlar.

Üzerlerinde böbreküstü bezlerinin yer aldığı iki böbrek, omurganın her iki yanında, bel bölgesinde bulunur. Kırmızımtırak-esmer renkte, iri fasulyeleri andırır ve her birinin ağırlığı 120 ile 150 gram arasındadır. Her böbreğin içbükey kenarındaki göbek’ten, böbrek atardamarı girer ve böbrek toplardamarı ile sidik borusu çıkar.

KANIN TEMİZLENMESİ

Her böbrek sayısız sidik borusundan (böbrek başına 20 kilometre kadar uzunlukta) oluşur, bu borular, kılcal kan damarlarıyla sıkı bir ilişki halindedir. Kanın temizlenmesi, iki aşamada ve bunlar aracılığıyla gerçekleştirilir.

Doğal artıklar (yani su, madensel tuzlar, üre, ürik asit, üratlar) veya dış kaynaklı artıklar YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Böbrekler
2008 12 Ağu

Böbreklerin yapısı

Böbrekler bel omurunun her iki yanında yer alırlar. Erkeklerdeki ağırlığı 125-170 gr, kadınlarda 115-155 gr arasında değişir. Boyu 11-12 cm, kalınlığı 2,5-3 cm, eni 5-7,5cm’dir.
Böbreklerin başlıca iki işlevi vardır:

1- Vücutta metabolizma soncu oluşan zararlı ürünlerin atılmasını sağlar.

2- Vücut sıvılarının içerdiği maddelerin pek çoğunun yoğunluğunu kontral ederler. Bu sayede vücudun su, tuz, asit, ürela kan yapımı, kemik gelişmesi ve kan basıncının düzenlenmesini sağlarlar. Vücudun tüm organ sistemleri arasında düzenli çalışmasını ayarlarlar.

Her iki böbrek YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Böbrekler
2008 12 Ağu

Nefrotik sendrom
Böbrekteki kılcal damar yumaklarındaki tahribat ilerledikçe idrarla atılan albumin miktarında artış olur ve erken dönemdeki küçük miktarlar (mikroalbuminüri: günde 0.03 ile 0.3 gram arası) daha büyük miktarlara (günde 3.5 gramın üstü) ulaşıp “nefrotik sendrom” tablosunu geliştirir. Albuminin görevlerinden biri de kanın sıvı kısmının damar içinde kalmasını sağlamak olduğunu göz önünde bulundurursak idrarla bol miktarda kaybedilen bu maddenin kanda azalması kanın sıvı kısmının damar dışına çıkmasına neden olup ödemlerin gelişmesine yol açacaktır. Bu dönemde böbrek hastalığında geri dönüş olmadığı gibi özellikle Tip 1 diyabeti olanlarda son dönem böbrek yetmezliğine doğru gidiş YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Böbrekler
Next Page »
2008 Ağustos 12 , 2008 Ağustos 12 hastaligin tedavisi, 2008 Ağustos 12 tedavi etmek, 2008 Ağustos 12 hastalik tedavileri, 2008 Ağustos 12