Archive for Ağustos 11th, 2008

2008 11 Ağu

Yarım Görme

Görme yollarında meydana gelen bir has­talık nedeni ile yarım görmeye hemianopsi denir. Görme alanı ya da alanlarının 1/4 bölümünün kaybına ise kuadronopsi adı verilir. Her iki görme alanının da aynı yöndeki kaybına homonim hemianopsi, görme alan­larının karşıt yöndeki yarılarının kaybına ise heteronim hemianopsi denir. Bu değişik görme kalıplarına göre doktorlar hastalığın yerini belirleyebilirler. Retinada algılanmış bulunan ışık izlenimini beynin görme merkezine ileten sinir yolları optik kiyasma denen yerde kısmen ke­sişirler. Bir kısım sinir lifleri sağ taraftan sol tarafa, diğer bir kısım ise sol taraftan sağ tarafa geçmekte, böylece her iki gözü ilgilendiren görme kayıpları meydana YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Göz hastalıkları
2008 11 Ağu

Uzağı Görüp Yakını Görememe Hastalığı, Hipermetrop

Yakını görememe hastalığına hipermetrop ve gözünde böyle bir kusuru olan kişiye de hipermetrop denir.
Gözün kırılma kusurlarından olan bu hastalıkta görüntü, göz dibinde retinanın ar­kasına düşmektedir. Ancak genç yaştaki bir hipermetrop uyum yaparak görüntünün net olmasını sağlayabilir. Fakat yaş ilerledikçe uyum gücü azalır ve evvelce has­tanın farkedemediği gibi hipermetrop yani latent hipermetropi belirli olmaya başlar.
Doktorlar, bir kimsenin yaşına bakmaksın zın, gerçek hipermetropisini öğrenmek için, atropin cinsinden bir ilaçla göz uyumunu felce uğratıp ortadan kaldırdıktan sonra kırma kusurunu ölçer ve gözlük reçetesi verirler
YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Göz hastalıkları
2008 11 Ağu

Katarakt

Goz merceğinin saydamlığının kayboldu­ğu donuk beyaz bulanıklık gösterdiği bir durumdur. Göz merceğinin bulanıklığı arttıkça görme olayı güçleşir ve sonunda yok olur. Katarakt doğuştan olabileceği gibi gençlerde bir kaza sonucunda da meydana gelebilir (travmatik katarakt). Bununla birlikte katarakt çoğu zaman elli ile yetmiş yaş arasında gorulur ve nedeni merceğin dokularının zamanla bozulmasıdır (senıl katarakt) Bir ölçüde bu bozulma kalıtsal olabilir. Başlangıçta hastalık kendini bir gözde gösterirse de çoğu kimsede otekı gözde de bir sure sonra ortaya çıkar Bu durum yavaş yavaş ilerleyen bir karakter gösterir ve gozun görme yeteneğini yitirmesi ıkı yıl sürer. Kataraktın ilk belirtileri goz YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Göz hastalıkları
2008 11 Ağu

Göz Zarının İltihabı

Göz yuvarlağının on yuzu ile goz kapak­larının arka yüzünü örten, onları goz yu­varlağına bağlayan ince zara konıonktiva denir. Konjonktiva kendi salgısı ve göz yaşı yardımıyla daima ıslak ve nemlidir. Bazan bu sekresyon kurur, çapaklanma dediğimiz durumu meydana getirir. Konjonktivanın iltihabına ise konionktıvıt adı verilir. Bazı meslek sahiplerinde gözde kanlanma yani konıonktivada hiperemı olabılir Dış etkenlere açık olan göz, tahrişlerle sık sık ve kolayca kızarabıiır Güneş, yapay ışın veya uzun zaman ateş karşısında kalanlarda, toz ve rüzgâra karşı duranlarda, alkoliklerde ve kırılma kusuru olanlarda her zaman kanlanma görülebilir. Bunlara konjonktivit denmez. Bazen bir darbe sonucu YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Göz hastalıkları
2008 11 Ağu

Kontakt Lens İle İlgili Bilgi

Kırılma kusurunu düzeltmek amacıyla doğrudan göz küresinin üzerine uygulanan ufak merceklere kontakt lens denir. Kontakt lensler polymacon denilen sentetik bir maddeden yapılmaktadır. Kontakt lenslerin iyi yönleri bu merceklerin nemli havalarda buğulanmaması, spora elverişli olmaları, bazı görme bozukluklarında adi mercekten üstün olmaları ve şahsın görünümünde gözlük çerçevesi gibi bir değişiklik yapmamalarıdır. Kontakt lenslerin kötü yönleri ise uygulama ve çıkartılmasındaki zorluk, gözü tahriş edebilmeleri ve bütün görme kusurlarında elverişli olmamalarıdır. Mesela bifokal kontakt lens yapılamaz. Ayrıca kontakt lensler basit gözlüklerden daha pahalıdır. Göz doktorlarının tavsiyelerine YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Göz hastalıkları
2008 11 Ağu

Kornea ve Hastalıkları

Göz küresinin ön kısmında sklera denilen göz akı tabakasının ön açıklığına saat camı gibi yerleşen saydam tabaka, kornea adını alır. Eğriliği skleranınkinden fazla olduğundan dışarıya doğru kabarıktır. Kı­rıcılığı 41-43 dioptridir. Bu saydam tabaka aslında 5 tabakadan yapılmıştır, kan ve lenf damarları yoktur. Sinirleri fazladır. Beslenmesi göz akı ile birleştiği çevredeki (limbus) kılcal damarlarından, göz kapalı iken gozkapaklarının arasındaki konjonktivadan olur. Kornea çok duyarlıdır, korun­masını kendi antikorları ve refleksleriyle yapar. Korneanın doğuştan hastalıkları arasında normalden büyük veya küçük olması, eğriliğinin az veya çok olması gibi durumları sayabiliriz. YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Göz hastalıkları
2008 11 Ağu

Körlük

Çeşitli nedenlerle görmenin azalmasına veya yok olmasına körluk denir. Görme ba­zen ancak ışığı farketme derecesine düşmüştür Bu duruma tıp dilinde ambliyopi denir. Tam körlükte ise hasta ışığı dahi göremez, görme sıfırdır. Görmeyen kimselere âmâ, gözeri açık olduğu halde görmeyenlere bakar kör (amaroz) denir. Yasalara göre ise kör bir insan ‘gözle görmenin gerektirdiği herhangi bir işi yapamayacak kişi’ olarak tanımlanır. Görme keskinliğini ölçmek içm üzerinde çeşitli büyüklükte harfler ve sayılar bulu­nan bir tablo (optotip) kullanılır. Okuma yazması olmayanlarda görme derecesini ölçmek için bir YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Göz hastalıkları
2008 11 Ağu

Miyopun Nedenleri

Miyopinin nedeni olarak genetik etkenler kabul edilmektedir. Hastalar uzağı net görmemekten şikâyetle doktora başvururlar. Miyopi derecesi skiyaskopi yöntemi ile saptanır. Tedavi için göz doktoruna baş vurmalıdır. Miyop olanlara, önde oluşan görüntüyü geriye, retina üzerine düşürmek amacıyla ıraksak denilen kalın kenarlı mercekleri bulunan gözlük verilir YAZININ DEVAMI BURADA


Continue...

Published in Göz hastalıkları
« Previous Page
2008 Ağustos 11 , 2008 Ağustos 11 hastaligin tedavisi, 2008 Ağustos 11 tedavi etmek, 2008 Ağustos 11 hastalik tedavileri, 2008 Ağustos 11