Archive for
Temmuz, 2008
2008
31
Tem
Normal gelişimdeki bir çocuk alması gereken kilo ve boy uzunlugu aşağda yer almaktadır
İlk altı ayda = haftada ortalama: 200 gr
İkinci altı ayda= haftada ortalama:150 gr
12- 24 ayda=haftada ortalama 50 gr alır
Boy uzunluğu ve boy uzama hızı
Yenidoğanın boy uzunluğu 45-50, 54 cm ortalama:50cm
İlk üç ayda:8cm
İkinci üç ayda:8cm
üçüncü üç ayda:4cm
dördüncü üç ayda:4cm
1-2 yaşta yılda 10-12cm
2-4 yaşta yılda 7cm
6-12 yaşta yılda 5cm uzar
Baş çevresi ve baş çevresinin artma hızı;
Yeni doÄŸan: 33-36 cm
3.ayda: 40.5 cm
6.ayda: 43 cm
12. ayda: 46 cm
2 yaşında: 48 cm
5 yaşında: 51cm
YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
31
Tem
Banyo yaptırılacak ortam;24-26 derece olmalıdır
Banyo suyunun sıcaklığı el bileğine damlatıldığında cildi yakmamalı veya 36-37 derece olmalı
Nasıl uygulanır
Çocuğun üzerinin çıkartılarak,giyeceği giysileri ve havlusu hazırlanır
Önce bebeğin altı temizlenir
Sırt üstü yatırılır ve bir bezle sarılır
Gözleri izotonikli bir bezle içten dışa doğru silinir
Yüz silinir kulaklar temizlenir burun temizlenir
Bebek kucağa alınır
Bacakları bir kolun altına sıkıştırılır
Aynı kolun eli ense altına yerleştirilir,başı kavranır
Başı banyo küvetine yaklaştırılır
Diğer ele alınana bebek şampuanı ile baş yıkanır
Duru su bebeğin alnından,saç çizgisinden YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
31
Tem
18-24 ay tuvalet eğitimi için en uygun zamandır
Eğitimi çocuğu belli zaman aralıkları ile tuvale otutturarak ve kilot giydirerek başlanır
Israr edilmez
Çocuk altını ıslattığında anne telaşlanırsa bebek bunu silah olarak kullanır
Dışkı saati düzensiz olanlarda çocukta sözel iletişimi kurabilecek düzeye gelene kadar beklemek ve tuvalete alıştırmak daha uygundur
Tuvalet eÄŸtiminde dikkat edilecek hususlar nelerdir
Tuvalet eğitimi için belirli bir kişi zaman ayırmalıdır
Çocuğun başarısı ödüllendirilmeli
Başarısızlığı cezalandırılmamalı
Tuvalet eğitimi çocuk hazır olunca başlanmalıdır
Tuvalet eğitiminde vaktinden önce eğitim başlanırsa çocuk;çevrenin kontrollerine YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
31
Tem
ÇOCUKLARDA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI PROBLEMLERİ
Diş gıcırdatma
Emzik ve biberon çürüğü
Ağız Ve Diş Problemlerine Yönelik;diş gıcırdatan çocuklarda psikolojik olarak diş gıcırdatma nedeni araştırılmalı ve buna yönelik tedavi uygulanmalı
Emzik meme yapısında seçilmeli
Emziklerin yapısının sağlamlığı kontrol edilmeli
Emziklerin büyüklüğü ağız yapısına uygun olmalı
Biberon ağızdayken uyutulmamalı
Süte bal, şeker,pekmez gibi tatlandırıcılar ilave edilmemeli
Beslendikten sonra su içirin
Yumuşak ve naylon kıllardan yapılmış diş fırçaları seçilmeli,6 ayda bir kez değiştirilmeli
Kahvaltıdan önce ve yatmadan önce 3 er dakika etkili fırçalama etkilidir, YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
30
Tem
Basur (hemoroit), göden bağırsağının toplardamar kanını götüren göden bağırsağı toplardamarlarının
(hemoroida) toplardamarlar) anormal geniÅŸlemesidir. Bu geniÅŸleme kan durgunluÄŸu ile birlikte gider.
Çok sık rastlanan bu hastalık erişkinlerde görülür. Çocuklarda görülmesi kuraldışı bir durum olan basurlar, ergenlik çağından başlayarak ortaya çıkabilirler. Gerçekten, göden bağırsağı toplardamarları düzeyinde toplardamar kan akımını azaltan bütün durumlar (şişmanlık, hareketsiz yaşam) basurlara yol açabilir. Ayrıca siroz, prostat urlan, göden bağırsağı kanserleri, YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
28
Tem
Biliyormudunuz Hamilelik döneminde cinsel ilişki pozisyonları da hamileliğin fizyolojisine uygun bir şekilde değiştirilmelidir. Çiftlerin en sık kullandığı pozisyon olan erkeğin üstte olduğu pozisyon, gebelik haftası ilerledikçe anne adayında rahatsızlık yaratmaya başlar ve en önemlisi de büyümekte olan bebeği uterus içinde basınca maruz kalma tehlikesiyle başbaşa bırakır.
Bu nedenle çiftler, uterusa baskının minimal olduğu ve ideal olarak uterus üzerinde hiçbir şekilde bası yaratmayan bir pozisyon tercih etmelidirler. Aşağıdaki resimde bu amaca uygun ilişki pozisyonları şematik olarak gösterilmektedir.
Bu 5 YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
28
Tem
Biliyormudunuz insanoğlunda açlık, susuzluk, korunma gibi içgüdülerin yanında amacı insan neslini devam ettirmek olan cinsellik içgüdüsü de vardır.
Bu içgüdü insanın cinsel arzu adlı iç enerjisini harekete geçirir. Bireyin cinselliği kaynağını bu enerjiden alır.
Unutmayın ki cinsellik konusu gelişmiş toplumlarda insanların birbirleriyle rahatlıkla paylaşabildikleri bir konuyken, gelişmekte olan toplumlarda halen bir tabu olarak varlığını sürdürmektedir.
Biliyormudunuz cinsel yaşamın bu tabu özelliğini koruması nedeniyle gebelikte cinsel yaşam da anne ve baba adaylarının doktorlarına çoğu zaman sormadıkları ve belki de soramadıkları, bu yüzden de bilgilerinin yetersiz olduğu bir konu olmaya devam eder. Doktorlar YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
27
Tem
Üroloji (bevliye), sidik oluşması ve boşatılmasına ilişkin bütün bilgileri kapsar. Böbreklerin etkinliğini herkes bilir ya da aşağı yukarı kestirir. Bununla birlikte bu 2 organın işlevlerini sidik üretimiyle sınırlı görmek, ana rollerini küçümsemek olur. Gerçekten böbrekler, bütün dokuların yıkandığı «iç ortam» ın ve atardamar basıncının düzenleyicisidirler.
Organdan geçen çarpıcı kan miktarın, bu organın ne büyük ölçüde «kanla ve kan için» çalıştığını kanıtlar. Bu biyolojik denge sonucu, böbreğin atılması ve korunması gerekeni ne kadar titizlikle seçtiği de anlaşılır.
Çalışmasındaki çeşitli kusurların pek çok hastalığa yol açtığı böbrekler, haklı olarak apayn bir bilim dalının YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
16
Tem
• Keneler uçmaz, sıçramaz. Ağaçtan üzerinize düşme ihtimali zayıftır. Yani kene
yerdedir. Bu nedenle uzun otların, çimlerin ve çalılıkların bulunduğu yerlerde
dolaşmayın.
• Kenelerin yaşama alanlarında bulunabilecek kişiler (hayvancılıkla uğraşanlar,
mezbaha çalışanları vb) repellent olarak bilinen böcek kaçırıcı ilaçları
vücutlarına sürerek veya elbiselerine emdirerek kullanabilirler,
• Açık renk kıyafetler giyin ki, üzerinize herhangi bir kene geldiğinde
görebilesiniz.
• Açık araziye çıktığınızda ya da pikniğe gittiğinizde, bacakları kapatan
kıyafetler tercih edip uzun kollu giyininiz; YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...
2008
16
Tem
Keneler otlak, çalılık ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekilli, 6-8 bacaklı, uçamayan,
sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede
hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.
Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere
göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli
hayvanlara ve özellikle kuşlara devekuşlarına kadar geniş bir konakçı listesi mevcuttur.
Kenelerin bazı türleri ve gelişim dönemleri gözle görülemeyecek kadar küçük olabilir;
ancak, kenelerin tümü, YAZININ DEVAMI BURADA
Continue...